Mü'minlere Nizamı İlahiden Bir Katre !

İnkârcılara Allah Kelamı ile Uyarı !

Maksadımız
Hz.Kuran'da.
İşimize geleni ayırt etmek değil !
Haşa

Ehli Tasavvuf ve Ehli Tarik olarak, yapılan
Yersiz eza ve cefalara karşı,
Allah'ın Buyruğunu,
Na-ehlinin de
Bilmesini istedik
O KADAR !

Kadiri, Rufai, Üveysi, Gâlibi Pir-i

H.Gâlip Hasan Kuşçuoğlu

Sudi Arabistan Krallığının tanzim ettiği, Türk profesörlerinden oluşan heyetin yazdığı mealden ve Suudi Arabistan Riyad Üniversitesinde 7 sene, Araplara Tefsir öğretmenliği yapan eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Süleyman Ateş hoca efendinin hazırladığı Mealden, kerre, den den, tırnak ve parantez içlerini almadan bu özeti hazırladık ve olduğu gibi aktardık...

Fihrist (okumak istediğiniz bölüme tıklayın)

EHLİ KİTAP
MÜSLÜMAN İSLAM
MÜMİN
ZİKİR
BİAD

EVLİYA
SADIR
VERİD
KABİR EHLİ
DİĞER AYETLER

 

Rahman ve Rahim olan
Allah’ın adıyla.
Hamd Âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
O Rahmân ve Rahîmdir,
Din gününün Malikidir.
Ancak Sana kulluk ederiz ve yalnız Senden medet umarız
Bize doğru yolu göster. Kendilerine lütuf ve ikram- da bulunduğun kimselerin yolunu,
gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil
Amin.

FATİHA

 

 
Kendisinde hiçbir şekilde süphe olmayan o kitap, Muttakiler için bir hidayet kaynağı ve yol göstericidir.
O müttakîler ki, gaibe inanırlar, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz mallardan infak ederler...
Onlar ki, Sana indirilenlere ve senden önce indiren kitap ve peygamberlere ve ahiret gününe iman ederler
Onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.
Bakara 2-3-4-5
 

 

EHLİ KİTAP

İman edenler; yani Yahudilerden, Hıristiyanlardan ve sâbiîlerden de Allah'a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku olmadığı gibi onlar üzülmeyeceklerdir.
Bakara 62

Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler onu, tilavet hakkını gözeterek okurlar. Çünkü onlar, kitaba inanırlar. Onu inkâr edenlere gelince, işte gerçekten zarara uğrayanlar onlardır.
Bakara 121

Söyle: “Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz iken, O'nun hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Biz O'na gönülden bağlananlarız.”
Bakara 139

Hayy ve Kayyûm olan Allah'tan başka ilâh yoktur. O sana Kitabı hak ile ve önceki kitapları tasdik edici olarak tedricen indirmiş; daha önce de, insanlara doğru yolu göstermek üzere Tevrat ile İncil'i hakkı batıldan ayırt eden hükümleri göndermiştir. Bilinmeli ki, Allah'ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, cezaları vermekte mutlak güç sahibidir.
Ali İmran 2.3.4.

Eğer seninle tartışmaya girerlerse de ki: «Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah'a teslim ettim.» Ehl-i kitaba ve ümmîlere de de ki: «Siz de Allah'a teslim oldunuz mu?» . Eğer teslim olurlarsa doğru yolu buldular demektir. Yok, eğer yüz çevirdilerse sana düşen, yalnızca duyurmaktır. Allah kullarını çok iyi görür.
Ali İmran 20

De ki: Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda anlamı eşit kelimeye geliniz. Allah’tan başkasına tapmayalım. Ona hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, işte o zaman: ‘Bizim Müslüman olduğumuza şahitler olun’ deyiniz.”
Ali İmran 64

Ey ehl-i kitap! İbrahim hakkında niçin tartışırsınız? Hâlbuki Tevrat ve İncil, kesinlikle ondan sonra indirildi. Siz hiç düşünmez misiniz?
Ali İmran 65

Ehl-i kitaptan öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet bıraksan, onu sana noksansız iade eder.
Ali İmran 75

Hepsi bir değildir; ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk vardır ki, gece saatlerinde secde ederek kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar. Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten menederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar Salih insanlardandırlar. Onların hayır cinsinde yaptıkları şeyler karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takvâ sahiplerini çok iyi bilir.
Ali İmran 113.114.115

Ehl-i kitaptan öyleleri var ki, Allah'a, hem size indirilene, hem de kendilerine indirilene tam bir samimiyetle ve Allah'a boyun eğerek iman ederler. Allah'ın âyetlerini az bir paraya satmazlar. İşte onlar için Rableri katında ecirleri vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk olandır.
Ali İmran 199


Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Sizden önce kendilerine Kitap verilenlere ve size “Allah'tan korkun” diye emrettik. Eğer inkâr ederseniz biliniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah hudutsuz zengindir, ziyadesiyle övgüye lâyıktır.
Nisa 131

“Bugün size temiz ve iyi şeyler helal kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin yiyeceği size helaldir. Sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlar, daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere, mihirlerini vermeniz şartı ile size helaldir. Kim inanmayı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O ahirette de ziyana uğrayanlardandır.”
Maide 5


İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu halde nasıl seni hakem kılıyorlar da sonra, bunun arkasından yüz çevirip gidiyorlar? Onlar inanmış kimseler değildir.
Maide 43.

Biz, içinde doğruya rehberlik ve nur olduğu halde Tevrat'ı indirdik. Kendilerini vermiş peygamberler onunla Yahudilere hükmederlerdi. Allah'ın Kitabı’nı korumaları kendilerinden istendiği için Rablerine teslim olmuş zâhidler ve bilginler de. Hepsi ona şahitlerdi. Şu halde İnsanlardan korkmayın, benden korkun. Âyetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
Maide 44

Önündeki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak izleri üzerine, Meryem oğlu İsa'yı arkalarından gönderdik. Ve ona, içinde doğruya rehberlik ve nûr bulunmak, önündeki Tevrat'ı tasdik etmek, sakınanlara bir hidayet ve öğüt olmak üzere İncil'i verdik.
Maide 46

İncil sahipleri, Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fâsıklardır.
Maide 47

Sana da, daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak Kitab’ı gönderdik. Artık aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma. Her birinize bir şerîat ve bir yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı; fakat size verdiğinde sizi denemek için. Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık size, üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri O haber verecektir.
Maide 48

Şöyle de: Ey kitap ehli! Yalnızca Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.
Maide 59

«Ey Kitap ehli! Siz, Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni hakkıyle uygulamadıkça, bir şey üzerinde değilsinizdir» de. Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun küfür ve azgınlığını elbette artıracaktır. Kâfirler topluluğuna üzülme.
Maide 68

İman edenler ile Yahudiler, sâbiîler ve Hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe inanıp iyi amel işleyenler üzerine asla korku yoktur; onlar üzülecek de değillerdir.
Maide 69
Resûle indirileni duydukları zaman, tanış çıktıkları gerçekten dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. Derler ki: «Rabbimiz! İman ettik, bizi şahit olanlarla beraber yaz.»

«Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umut edip dururken niçin Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim?»

Söyledikleri sözden dolayı Allah onlara, içinde devamlı kalmak üzere, zemininden ırmaklar akan cennetleri mükâfat olarak verdi. İyi hareket edenlerin mükâfatı işte budur.
Maide83.84.85

Musa'nın kavminden hak ile doğru yolu bulan ve onunla âdil davranan bir topluluk vardır.
Araf 159

De ki: Allah’tan başka bir hakem mi arayacağım? Halbuki size kitabı açık olarak indiren O’dur. Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler Kuran’ın gerçekten Rabb’in tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Onun için sakın şüpheye düşenlerden olma.”
Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işiten de, bilen de odur.
Enam 114.115

Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, onlara cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler. Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da Allah üzerine hak bir vaaddir. Allah'tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı sevinin. İşte bu, büyük kurtuluştur.
Tevbe 111

Biz Mûsâ'ya Kitabı verdik ve onu İsrâil oğullarına "Benden başka bir vekil tutmayın!" diye bir kılavuz yaptık.
İsra2

De ki: "Herkes kendi karakterine göre hareket eder. Rabbiniz kimin en doğru yolda olduğunu daha iyi bilir."
İsra 84

De ki: Siz ona ister inanın, ister inanmayın; şu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere o okununca, derhal yüz üstü secdeye kapanırlar.  
Ve derlerdi ki: Rabbimizi tesbih ederiz. Rabbimizin vâdi mutlaka yerine getirilir.
Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar. Onların saygısını artırır.
İsra 107.108.109

Onlar, sırf "Rabbimiz Allah'tır" dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allâh bazı insanları diğer bazılarıyle savunmassaydı, içlerinde Allâh'ın ismi çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılırdı. Allâh, kendisine yardım edene elbette yardım eder. Kuşkusuz Allâh, güçlüdür üstündür.
Hac 40

Bir de, kendilerine ilim verilenler, onun hakikaten Rabbin tarafından gelmiş bir gerçek olduğunu bilsinler de ona inansınlar, bu sayede kalpleri saygı dolsun. Şüphesiz ki Allah, iman edenleri, kesinlikle dosdoğru bir yola yöneltir.
Hac 54

Biz, her ümmete, bir ibadet usulü gösterdik. Öyle ise onlar bu işte seninle asla çekişmesinler. Sen, Rabbine çağır, kuşkusuz sen doğru bir yol üzerindesin.
Hac 67

Kitâp ehliyle, haksızlık edenleri dışında en güzel tarzda tartışın ve deyin ki: "Bize indirilene de size indirilene de inandık. Tanrımız ve Tanrınız birdir, biz de O'na teslim olanlarız."
Ankebut 46

İşte böylece o Kitabı sana da indirdik. Kendilerine Kitabı verdiklerimiz, ona inanırlar: Şunlardan da ona inananlar vardır. Âyetlerimizi, kâfirlerden başkası inkâr etmez.
Ankebut 47

Allâh dileseydi, onları bir tek millet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zâlimlere gelince: Onların ne velisi ne de yardımcısı vardır.
Şura 8

İşte onun için sen davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların kötü arzularına uyma ve de ki: Ben Allah'ın Kitab'tan indirdiğine inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de sizedir. Aramızda tartışılabilecek bir durum yoktur.Allah hepimizi bir araya toplar,dönüş de O'nadır
Şura 15

Onların kalplerini metîn kıldık. O yiğitler, ayağa kalkarak dediler ki: «Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O'ndan başkasına tanrı demeyiz. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.
Kehf 14

“Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra doğru olanlar, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir..
Ahkaf 13

De ki: Hiç düşündünüz mü; şayet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrail oğullarından bir şahit de bunun benzerini görüp inandığı halde siz yine de büyüklük taslamışsanız haksızlık etmiş olmaz mısınız? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.
Ahkâf 10

Allah sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve adil davranmanızı yasaklamaz Çünkü Allah adaletli olanları sever.
Mümtehine 8

Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa havârîlere: Allah'a giden yolda benim yardımcılarım kimdir? demişti. Havârîler de: “Allah yolunun yardımcıları biziz.“ demişlerdi. İsrail oğullarından bir zümre inanmış, bir zümre de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.
Saff 14

Fihrist (okumak istediğiniz bölüme tıklayın)

EHLİ KİTAP
MÜSLÜMAN İSLAM
MÜMİN
ZİKİR
BİAD

EVLİYA
SADIR
VERİD
KABİR EHLİ
DİĞER AYETLER

 

İSLAM - MÜSLÜMAN

 

‘‘Bedeviler dediler ki:

‘‘İman ettik.’’

Deki: ‘‘Siz iman etmediniz, amma ‘‘Müslüman olduk’’ deyin.

İman henüz kalplerinize yerleşmedi.

Şayet Allah’a ve peygamberine itaat ederseniz amellerinizden bir şey eksiltmez.

Muhakkak ki Allah çok esirgeyen çok bağışlayandır.’’
Hucurat 14

 

Hani bir zamanlar İbrahim, İsmail ile beraber Evin temellerini yükseltiyor, Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin. Ey Rabbimiz! Bizi sana teslim olanlardan kıl, neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar, bize ibadet yerlerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira tevbeleri kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.
Bakara 127–128

Nefsini aşağılık yapandan başka, kim İbrahim dininden yüz çevirir? Andolsun ki, biz onu dünyada seçmiştik, âhirette de, o iyilerdendir. Rabbi ona: "İslâm ol!" demişti, "Âlemlerin Rabbine teslim oldum." dedi.
Bakara 130.131

İbrahim de bunu kendi oğullarına vasiyet etti, Ya'kub da, «Oğullarım! Allah sizin için O dini seçti. O halde sadece Müslümanlar olarak ölünüz» .
Bakara 132

Yoksa siz, Yakub’a ölüm hali geldiği zaman orda mı idiniz? O zaman oğullarına benden sonra kime kulluk edeceksiniz? Dediği vakit? Dediler ki senin Allahın ve ataların İbrahim ve İsmail ve İshak’ın Allâh’ı olan Tek Allah’a kulluk edeceğiz; biz O’na teslim olanlarız.
Bakara 133

«Biz, Allah'a ve bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve esbâta indirilene, Musa ve İsa'ya verilenlerle Rableri tarafından diğer peygamberlere gelenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz sadece Allah'a teslim olduk» deyin.
Bakara 136


Gönderilen Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de iman ettiler. Onlardan her biri “Allah'a, meleklerine kitaplarına peygamberlerine iman ettiler.” «Allah'ın peygamberlerinden hiçbirini ayırmayız. Onları “İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, mağfiretini niyaz ederiz! Dönüş yalnızca sanadır» dediler
Bakara 285

Allah nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldiği halde, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur.
Ali İmran 19

"Allâh benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; O'na kulluk edin, doğru yol budur."
İsa, onlardan inkârı sezince: ‘ Allah yolunda kimler bana yardımcı olacak?’ dedi. Havariler: ‘Biz Allah yolunun yardımcılarıyız; Allah’a inandık. Şahit ol , biz Müslümanlarız’ dediler.
Ali İmran 51.52

‘‘İbrahim ne Yahudi ne de Hıristiyan idi; fakat o, dosdoğru bir Müslüman idi; müşriklerden de değildi.’’
Ali İmran 67

Ve size: "Melekleri ve peygamberleri tanrılar edinin!" diye de emretmez. Siz müslüman olduktan sonra, size inkârı emreder mi?
Ali İmran 80

De ki: "Allah'a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmâ'il'e, İshak'a, Ya'kûb'a ve esbata indirilene; Mûsâ'ya, Îsâ'ya ve peygamberlere Rableri tarafından verilene inandık; onlar arasında bir ayırım yapmayız, biz O'na teslim olanlarız."
Ali İmran 84

Kim İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki, ondan kabul edilmeyecek ve o, âhirette kaybedenlerden olacaktır.
Ali İmran 85

De ki: Allah doğru söyler.. Öyle ise, hakka yönelmiş olarak İbrahim'in dinine uyunuz. O, müşriklerden değildi.
Ali İmran 95

Ey inananlar! Allah'tan, O'na yaraşır biçimde korkun ve ancak Müslümanlar olarak ölün.
Ali İmran 102

İşlerinde doğru olarak kendini Allah'a veren ve İbrahim'in, Allah'ı bir tanıyan dinine tâbi olan kimseden dince daha güzel kim vardır? Allah İbrahim'i HALİL edinmiştir.
Nisa 125

Biz Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyûb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettik. Davud'a da Zebûr'u vahyettik.
Nisa 163


Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, vurulmuş, yukarıdan düşmüş, boynuzlanmış ve canavar parçalayarak ölmüş olan havyanlar -henüz canları çıkmadan kestikleriniz hariç- dikili taşlar adına boğazlanan hayvanlar ve fal oklariyle kısmet aramanız size harâm kılındı. Bunlar fısktır . Bugün artık inkâr edenler, sizin dininizden umudu kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun! Bugün sizin için dininizi olgunlaştırdım, size ni'metimi tamamladım ve size din olarak İslâm'a râzı oldum. Kim açlıktan daralır, günâha istekle yönelmeden bunlardan yemek zorunda kalırsa ona günâh yoktur. Doğrusu, Allâh bağışlayandır, esirgeyendir..
Maide 3


Sana da kendinden önceki Kitabı doğrulayıcı ve onu kollayıp koruyucu olarak Kitabı gerçekle indirdik. Artık onların aralarında Allâh'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen gerçekten ayrılıp onların keyiflerine uyma! Sizden her biriniz için bir şeri'at ve bir yol belirledik. Allâh isteseydi, hepinizi bir tek ümmet yapardı, fakat size verdikleri içinde sizi sınamak istedi. Öyleyse hayır işlerine koşun, hepinizin dönüşü Allah'adır. O size ayrılığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir.
Maide 48

Havârilere: "Bana ve elçime inanın!" diye vahyetmiştim ; "İnandık, bizim Müslümanlar olduğumuza şâhid ol!" demişlerdi.
Maide 111


İşte onlar, Allâh'ın hidâyet ettiği kimselerdir. Onların yoluna uy ve de ki: "Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece âlemlere bir öğüttür."
Enam 90

Bu da Anakenti ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz feyz kaynağı ve kendinden öncekini doğrulayıcı bir Kitaptır. Âhirete inananlar, buna inanırlar ve onlar, namazlarına devam ederler.
En’am 92

Allâh kimi doğru yola iletmek isterse onun sadrını İslâm'a açar, kimi de saptırmak isterse onun göğsünü, göğe çıkıyormuş gibi dar ve tıkanık yapar. Allâh, inanmayanların üstüne işte böyle pislik çökertir.
Enam 125
"Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından habersizdik " demeyesiniz.
“Yahut, bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk, demeyesiniz diye. İşte size de Rabbınızdan açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah’ın ayetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.”
En’am 156.157

De ki: "Rabbim beni doğru yola iletti. Dosdoğru dine, Allâh'ı birleyen İbrâhim'in dinine. O, ortak koşanlardan değildi."
En’am 161


Fir'avn: "Ben size izin vermeden ona inandınız mı?" dedi. "Bu, bir tuzaktır, şehirde bu tuzağı kurdunuz ki, halkını oradan çıkarasınız, ama yakında bileceksiniz!"
"Elbette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra hepinizi asacağım!"
Dediler ki: "Biz zaten Rabbimize döneceğiz!"
Sen sadece Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. “Ey Rabbimiz! Üstümüze sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak öldür,” dediler.
Araf 123.124.125.126

Mûsâ dedi ki: "Ey kavmim, eğer Allâh'a inandıysanız, gerçekten müslüman iseniz o'na dayanın."
Yunus 84

İsrâil oğullarını denizden geçirdik, Fir'avn ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak için onların arkalarına düştü. Nihâyet boğulma kendisini yakalayınca "Gerçekten İsrâil oğullarının inandığından başka ilah olmadığına inandım, ben de müslümanlardanım! dedi.
Yunus 90

"Rabbim, bana bir parça mülk verdin ve bana düşlerin yorumunu öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! dünyâda da, âhirette de benim yârim sensin! Beni müslüman olarak öldür ve beni iyilere kat!"
Yusuf 101

Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizin de yasası. Bizim yasamızda bir değişiklik bulamazsın.
İsra 77

De ki: Bana sadece, sizin ilâhınızın ancak bir tek Allah olduğu vahyedildi. Şu halde siz Müslüman kimseler misiniz?
Enbiya 108

 

Allah'a çağıran, iyi iş yapan ve «Ben Müslümanlardanım» diyenden daha güzel sözlü kim vardır?
Fussilet 33

‘‘Allah kimin sadrını İslam’a açmışsa o Rabbinden bir nur üzerinde değil midir? Allah’ı zikretmek hususunda kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.’’
Zümer 22

‘‘Allah uğrunda ona yaraşacak şekilde cihat edin. Sizi o seçti. Din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi. Babanız İbrahim'in dininde peygamberin size şahit olması, sizin de onlara şahit olmanız için o gerek bundan önce gerekse bundan sonra size ‘‘Müslümanlar’’ adını verdi. Öyleyse namazı kılın, zekâtı verin ve Allah’a sarılın. Ne güzel Mevlâ’dır o ve ne güzel yardımcıdır.’’
Hac 78

Melike gelince: Senin tahtın da böyle mi? dendi. O şöyle cevap verdi: “Tıpkı o!” Zaten bize daha önce bilgi verilmiş ve biz Müslüman olmuştuk.
Neml 42

Onlara okunduğu zaman: Ona iman ettik. Çünkü o Rabbimizden gelmiş hakikattir. Esasen biz daha önce de “MÜSLÜMAN” idik, derler.
Kasas 53
Sen yüzünü, Allâh'ı birleyici olarak doğruca dine çevir: Allâh'ın yaratma yasasına ki, insanları ona göre yaratmıştır. Allâh'ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din odur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Rum 30

Sana söylenen, senden önceki elçilere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Kuşkusuz Rabbin, hem bağışlama sâhibi, hem de acı azâb sâhibidir.
Fussilet 43

Senden önce hiçbir resûl göndermedik ki ona: «Benden başka İlâh yoktur; bana kulluk edin» diye vahyetmiş olmayalım.
Enbiya 25

‘‘Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye, din olarak Nuh’a tavsiye ettiğimizi, sana vahiy ettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve Îsa’ya tavsiye ettiğimizi, sizin için şeriat yaptı. Fakat kendilerini çağırdığın bu nizam Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.’’
Şura 13

Allah'ın, öteden beri devam eden kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.
Fetih 23

‘‘İslâm’a çağırırken Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir. Allah zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.’’
Saff 7

De ki: Siz dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Onlar İslâm'a girdikleri için sana minnet ediyorlar. De ki: “Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın. Bilakis sizi imana erdirdiği için asıl Allah sizi anar. Eğer doğru kimselerseniz.”
Hucurat 16–17

Temizlenen, Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir. Fakat siz, ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Şüphesiz bunlar, ilk gönderilen kitaplarda, İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da vardır.
Âlâ 14, 15, 16, 17, 18, 19.

Dini yalnız kendine has kılarak ve hanifler olarak Allah'a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştu, İşte sağlam Din odur. (Umumi)
Beyine 5

Fihrist (okumak istediğiniz bölüme tıklayın)

EHLİ KİTAP
MÜSLÜMAN İSLAM
MÜMİN
ZİKİR
BİAD

EVLİYA
SADIR
VERİD
KABİR EHLİ
DİĞER AYETLER

 

MÜ’MİN

Bilâkis, Muhsinlerden olarak kim yüzünü Allah'a döndürürse onun ecri Rabbi katındadır. Öyleleri için ne bir korku vardır, ne de üzüntü çekerler.
Bakara 112

Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyilik, odur ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. Sevdiği malını yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilencilere ve boyunduruk altında bulunanlara verir, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptıkları zaman antlaşmalarını yerine getirir,sıkıntı hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte bunlar doğru onlardır.korunanlar da onlardır!
Bakara 177


Allâh'ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, giderlerdi. Öyleyse onların kusurlarına bakma, onlar için mağfiret dile. İşini onlara danış, karar verince de Allah'a dayan; çünkü Allâh kendine dayanıp güvenenleri sever.
Ali İmran 159

Eğer Allâh sizi korursa, artık sizi yenecek yoktur. Ve eğer sizi bırakırsa, O'ndan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, Allah'a dayansınlar.
Ali İmran 160

Ey inananlar, Allah'a, Elçisine, Elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirmiş bulunduğu kitaba inanın. Kim Allâh'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve âhiret gününü inkâr ederse o, delalete uğrayanlardandır.
Nisa 136

Allah'a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara işte Allah onlara pek yakında mükâfatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Nisa 152

Biz elçileri sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim inanır ve uslanırsa onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Enam 48

İşte böyle. Kim Allâh'ın buyruğuna saygı gösterirse, bu, kalblerin takvâsındandır.
Hac 32

Doğru’yu getiren ve onu tasdik edenler ise, işte onlar korunanlardır.
Zümer 33

Mü'minler o kimselerdir ki Allah'a ve Elçisine şüphesiz inanmışlardır. Toplumsal bir iş için Allâh'ın Elçisi ile beraber bulundukları zaman ondan izin almadan gitmezler. Senden izin alanlar, işte Allah'a ve Elçisine inananlar onlardır. Bazı işleri için senden izin istedikleri zaman onlardan dilediğine izin ver ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allâh çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Nur 62

Bilin ki, Allâh'ın Elçisi içinizdedir. Şâyet o, birçok işte size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allâh size imanı sevdirdi ve onu sizin kalblerinizde süsledi ve size küfrü, fıskı ve isyânı çirkin gösterdi. İşte doğru yolda olanlar bunlardır.
Hucurat 7

Eğer inananlardan iki grup vuruşurlarsa onların arasını düzeltin; şâyet biri ötekine saldırırsa Allâh'ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla vuruşun. Eğer Dönerse artık adâletle onların arasını düzeltin ve dâimâ âdil olun. Çünkü Allâh, adâlet yapanları sever.
Hucurat 9

Onlar ki Rablerine saygıdan titrerler. Ve onlar ki Rablerinin âyetlerine inanırlar. Ve onlar ki Rablerine ortak koşmazlar. Verdiklerini, Rablerinin huzûruna dönecekleri düşüncesiyle kalbleri korkudan ürpererek verirler. İşte onlar, hayır için biriyle yarışan ve önde gidenlerdir.
Müminun57.58.59.60. 61

O, imanlarına iman katsınlar diye mü'minlerin kalblerine huzûr indirdi. Göklerin ve yerin askerleri Allâh'ındır. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.
Fetih 4

Başa gelen her musibet Allâh'ın izniyledir. Kim Allah'a inanırsa onun kalbini doğruya iletir. Allâh, herşeyi bilendir..  
Teğabün 11

Ey mutmain olan nefs! Sen ondan razı oda senden razı olarak Rabbine dön. Kullarımın arasına gir, cennetime gir!
Fecr 27.28.29.30.

Asra yemin ederim ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.
Asr suresi

Fihrist (okumak istediğiniz bölüme tıklayın)

EHLİ KİTAP
MÜSLÜMAN İSLAM
MÜMİN
ZİKİR
BİAD

EVLİYA
SADIR
VERİD
KABİR EHLİ
DİĞER AYETLER

 

ZİKİR

Allâh'ın mescidlerinde, Allâh'ın adının zikredilmesine engel olan ve onların harâbolmasına çalışandan daha zâlim kim vardır? Bunların, oralara korka korka girmeleri gerekir. Bunlar için dünyâda rezillik, âhirette de büyük azâb vardır.’’
Bakara 114

Öyleyse beni zikredin ki bende sizi zikredeyim. Bana şükredin bana nankörlük etmeyin.
Bakara 152

Rabbinizin lutuf ve keremini aramanızda sizin için bir günâh yoktur. Arafattan ayrılıp akın edince Meş'ar-i harâm'da Allâh'ı zikredin, O'nun size gösterdiği biçimde O'nu zikredin. O'nun yol göstermesinden önce siz, sapıklardan idiniz’’
Bakara 198


‘‘Hac menaksikinizi bitirince atalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir zikirle Allah’ı zikredin. O insanlardan öyleleri var ki, ‘bize dünyada ver’ derler. Böyle isteyenlerin ahirette nasibi yoktur.’’
Bakara 200

Zekeriya: Rabbim! Bana bir alamet göster dedi. Allah buyurdu ki: Senin için alamet, insanlara üç gün işaretten başka söz söyleyememendir. Ayrıca Rabbini çok zikret sabah akşam tesbih et
Ali İmran 41

Ve onlar bir kötülük yaptıkları, ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allâh'ı hatırlayarak, hemen günâhlarının bağışlanmasını dilerler; günâhları da Allah'tan başka kim bağışlayabilir? Ve onlar, hatâlarında bile bile, ısrar etmezler.
Ali İmran 135


Onlar ayakta, oturarak ve yanları üzerine yatarken Allâh'ı zikrederler, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler: "Rabbimiz , bunu boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azâbından koru!"
Ali İmran 191

Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerinde Allâh'ı zikredin; güvene kavuştunuz mu namazı kılın. Çünkü namaz, mü'minlere vakitli olarak farz kılınmıştır.
Nisa 103

İki yüzlüler, Allâh'ı aldatmağa çalışırlar. Oysa, O, onları aldatır. Namaza kalktıkları zaman da üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allâh'ı pek az zikrederler.
Nisa 142

Şeytân, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allâh'ı zikretmekten ve namazdan alıkoymak istiyor. Artık vazgeçecek misiniz?
Maide 91

Sabah akşam Rablerinin rızâsını isteyerek, O'na yalvaranları kovayım deme. Onların hesabından sana bir sorumluluk, senin hesabından da onlara bir sorumluluk yok ki, onları kovup da zâlimlerden olasın!.’’
Enam 52

‘‘Muttakilere şeytandan bir tahrik gelirse Allah’ı zikrederler de derhal basiret sahibi olurlar, şeytanın tahrikini defederler.’’
Araf 201

‘‘Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbini zikret, gafillerden olma.’’
Araf 205


Mü'minler o kimselerdir ki, Allâh zikredıldiğ zaman yürekleri ürperir, O'nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler.
Enfal 2

‘‘Ey inananlar, bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allâh'ı çok zikredin ki, başarıya erişesiniz.
Enfal 45

‘‘Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur.’’
Ra’d 28

Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, Zikir Ehline sorun.
Nahl 43

‘‘Yedi gök, arz ve bunların içinde bulunanlar onu tesbih ederler. Onu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ama siz onların tesbihini anlamazsınız. O halimdir ve çok bağışlayandır.’’
İsra 44

Hiçbir şey için "Bunu yarın yapacağım" deme. Ancak “Allâh İnşa ederse” de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Rabbimin beni bundan daha doğru bir bilgiye ulaştırcağını umarım" de..
Kehf 23-24

Nefsini, sabah akşam, rızâsını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber tut. Gözlerin, dünyâ hayâtının süsünü isteyerek onlardan başka yana sapmasın. Kalbini bizi zikretmekten alıkoyduğumuz keyfine uyan ve işi, hep aşırılık olan kişiye itâat etme.
Kehf 28


Böylece sana geçmişlerin haberlerinden bir miktar anlatıyoruz. Gerçekten sana katımızdan bir Zikir verdik.
Taha 99

Ama kim beni zikretmekten yüz çevirirse, onun için de dar bir geçim var. Kıyâmet günü onu kör olarak süreriz."
Taha 124

Onların dediklerine sabret, güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini överek tesbih et; gece sâ'atlerinden bir kısmında ve gündüzün taraflarında da tesbih et ki memnun olasın!.’’
Taha 130

Andolsun o sıra sıra dizilenlere. Bağırıp sürenlere, Zikir okuyanlara Ki ilahınız birdir, Göklerin, yerin ve bunlar arasında bulunanların Rabbi, doğuların da Rabbidir.
Saffat 1-2-3 -4-5

‘‘ki seni çok tesbih edelim.’’
Taha 33

‘‘Sen ve kardeşin ayetlerimi götürün, beni zikretmekte gevşeklik etmeyin.’’
Taha 42

Biz, senden önce yalnız kendilerine vahyedilen erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Eğer bilmiyorsanız Zikir ehline sorun.
Enbiya 7

‘‘gece gündüz Allah’ı tesbih ederler.hiç ara vermezler’’
Enbiya 20

‘‘De ki: Allah’a karşı sizi gece gündüz kim koruyacak? Öyle iken onlar Allah’ın zikrinden yüz çevirirler.’’
Enbiya 42

Biz, her ümmet için bir kurban ibâdeti koyduk ki Allâh'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine O'nun adını zikretsinler. Allah’ınız bir tek Allah’dır, yalnız O'na teslim olun. o alçak gönüllü, saygılı, samimi insanları müjdele;
Hac 34

Onlar ki Allâh zikredildiği zaman kalbleri titrer. Başlarına gelene sabrederler, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan tasadduk ederler.
Hac 35

‘‘Allah sözün en güzelini, birbirine benzer, hayrihi ve şerrihi bir kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların, ondan derileri ürperir, sonra derileri ve kalpleri Allah’ın zikriyle yumuşar. İşte bu, Allah’ın rehberidir, dilediğini bununla doğru yola iletir. Ama Allah kimi de sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz.’’
Zümer 23

Allâh, tek olarak zikredildiği zaman; âhirete inanmayanların kalbleri ürker. Ama O'ndan başkaları da zikredildiği zaman, hemen sevinirler..’’
Zümer 45

"Siz onlarla alay ettiniz, size beni zikretmeyi unutturdular. Siz dâimâ onlara gülüyordunuz."’’
Müminun 110

Allâh'ın yükseltilmesine ve içlerinde adının zikredilmesine izin verdiği evlerdedir. Onların içinde sabah akşam O'nu tesbih eder. Kendilerini ne ticaretin, ne de alışverişin Allâh'ı zikretmekten, namaz kılmaktan, zekât vermekten alıkoymadığı erkekler. Yüreklerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlar.
Nur 36-37

Görmedin mi göklerde ve yerde olan kimseler, kanatlarını çırparak uçan kuşlar Allâh'ı tesbih ederler? Her biri kendi du'âsını ve tesbihini bilmiştir. Allâh da onların ne yaptıklarını bilmektedir.
Nur 41

Ve ölmeyene tevekkül et ve O'nu överek tesbih et. Kullarının günâhlarını, O'nun bilmesi yeter.’
Furkan 58

Ancak inananlar, iyi işler yapanlar, Allâh'ı çok zikredenler ve kendilerine zulmedildikten sonra üstün gelmeğe çalışanlar böyle değildir. Zulmedenler, yakında nasıl bir dönüşe uğrayıp döndürüleceklerini bileceklerdir!
Şuara 227


‘‘Sabret, Allâh'ın va'di mutlaka gerçektir. Günâhına da istiğfar et ve akşam sabah Rabbini övgü ile tesbih et.
Mü’min 55

‘‘Kitaptan sana vahyedileni oku ve namazı da kıl. Çünkü namaz kötü ve iğrenç şeylerden meneder. Elbette Allâh'ı anmak, en büyüktür. Allâh, ne yaptığınızı bilir.
Ankebut 45

‘‘Andolsun ki, Resulullah sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.’’
Ahzab 21

Sen ancak zikre uyan ve görmeden Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte öylesini bir mağfiret ve güzel bir mükâfâtla müjdele.
Yasin11

‘‘Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, ta’ate devam eden erkekler ve , ta’ate devam eden kadınlar,doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygılı erkekler ve saygılı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar , Allah, bunlar için bağış ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.’’
Ahzab 35

‘‘ Ey inananlar, Allah’ı çok zikredin.’’
Ahzab 41

‘‘Ve onu sabah akşam tesbih edin.’’
Ahzab 42

Doğrusu biz akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, toplu halde kuşları onun emri altına vermiştik. Hepsi O'na yönelmiştir.
Sad 18–19

Meleklerin de Arşın çevresinde dönerek Rablerini övgü ile zikrettiklerini görürsün. İnsanlar arasında hak ile hükmedilmiş ve: "Hamd âlemlerin Rabbine mahsustur" denilmiştir.
Zümer 75

Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar, Rablerini överek tesbih ederler. O'na inanırlar ve mü'minler için mağfiret dilerler: "Rabbimiz, Sen rahmet ve bilgi bakımından her şeyi kapladın. Tevbe edip senin yoluna uyanları bağışla, onları cehennem azâbından koru!"’
Mü’min 7

"Bizden herkesin belli bir makâmı vardır." "Biziz, o saf saf dizilenler, biz." "Biziz, o tesbih edenler, biz.".
Saffat 164.165.166.

Kim Rahmân'ın zikrine karşı kör olursa ona bir şeytânı sardırırız; artık o, onun arkadaşı olur. Onlar onları yoldan çıkardıkları halde bunlar doğru yolda olduklarını sanırlar.
Zuhruf 36-37

‘‘Onların dediklerine sabret Rabbi’ni övgü ile zikret.. Güneşin doğmadan önce de, batmadan önce de’’ zikrullahta vakti kerahat yoktur.‘‘Gecenin bir kısmında ve secde arkalarında O’nu tespih et.’’
Kaf 39.40

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini övgü ile tesbih et.
Tur 48
‘‘Gecenin bir kısmında ve yıldızların ardından da O’nu tespih et.’’
Tur 49

‘‘Eğer insanlar büyüklük taslarlarsa, Rabbinin rahmetine nail olanlar hiç usanmadan, gece gündüz onu tesbih ederler.’’
Fussilet 38

Onun için sen zikrimize iltifat etmeyen ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlerden yüz çevir.
Necm 29

Öyleyse Büyük Rabbinin adını tesbih et.  
Vakıa 74

Öyleyse Büyük Rabbinin adını tesbih et.  
Vakıa 96

‘‘Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah’I tesbih etmektedir. O, azizdir, hâkimdir.’’
Hadid 1

‘‘Şeytan onları kuşatmış onlara Allah’ı zikretmeyi unutturmuştur. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki, şeytanın yandaşları hep kaybedeceklerdir.’’
Mücadele 19

‘‘Göklerde ve yerde bulunan herşey Allah’ı tesbih etmektedir. O üstündür, hikmet sahibidir.’’
Haşr 1

‘‘Namaz kılınınca artık yer yüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan isteyin. Allah’ı çok zikredin ki, kurtuluşa eresiniz.’’
Cuma 10

Ey iman edenler, mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı zikretmekten alı koymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanlardır.’’
Münafikun 9

Göklerde ve yerde bulunanların hepsi Allah’ın şanın yüceliğini zikreder. Mülk O’nundur. Hamd O’nundur. O her şeye kâdirdir.’’
Teğabün 1

O inkâr edenler Zikr'i işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi “o mecnundur” diyorlardı.
Kalem 51

Öyleyse Rabbinin adını tesbih et .
Hakka 52

‘‘Bu hususta kendilerini denememiz için, onlara bol su verirdik. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, onu git gide artan çetin bir azaba uğratır.’’
Cin 17

‘‘Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, aziz ve hakim olan Allah’ı tesbih ederler.
Cuma 1

‘‘Rabbinin adını zikret. Bütün gönlünle O’na yönel.’’
Müzemmil 8

‘‘Sabah akşam Rabbinin adını zikret.’’
İnsan 25

‘‘Gecenin bir bölümünde O’na secde et. Geceleyin uzun zaman onu tesbih et
İnsan 26

Rabbinin yüce adını tesbih et.
Âlâ 1

Biz seni, şâhid, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ki Allah'a ve Resulüne inanasınız, O'nu destekleyesiniz. Ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam ALLAH’ı tesbih edesiniz....’’
Fetih 8.9

Fihrist (okumak istediğiniz bölüme tıklayın)

EHLİ KİTAP
MÜSLÜMAN İSLAM
MÜMİN
ZİKİR
BİAD

EVLİYA
SADIR
VERİD
KABİR EHLİ
DİĞER AYETLER

 

BİAD


‘‘Onlar ki, söz verip bağlandıktan sonra, Allah'a verdikleri sözü bozarlar. Allah’ın ziyaret edilip, hal ve hatırının sorulmasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler. Ve yer yüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.’’
Bakara 27

"Hepiniz oradan inin," dedik, "Yalnız size benden bir hidâyet geldiği zaman, kimler benim hidâyetime uyarsa artık onlara bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir..
Bakara 38

Muhakkak ki, Sana Bi'at edenler, gerçekte Allah'a bi'at etmektedirler. Allâh'ın eli, onların ellerinin üzerindedir Kim ahdini bozarsa, kendi aleyhine bozmuş olur. Ve kim Allah'a verdiği sözü tutarsa Allâh ona büyük bir mükâfât verecektir.
Fetih 10

Allâh şu mü'minlerden râzı olmuştur ki onlar, ağacın altında sana bi'at ediyorlardı, Allâh onların gönüllerinden geçeni bildiği için onların üzerine huzûr ve güven indirdi ve onlara yakın bir fetih verdi.
Fetih 18

Rabbin, Âdem oğullarından, onların zürriyetlerini almış ve: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye onları kendilerine şâhid tutmuştu. "Evet, şâhidiz!" dediler. kıyâmet günü "Biz bundan habersizdik!" demeyesiniz.
Araf 172

Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.  
Mümtehine 12

Allâh'ı ve melekleri, Peygambere salât etmektedir. Ey inananlar, siz de ona salât edin, içtenlikle selâm edin.
Ahzab 56

Fihrist (okumak istediğiniz bölüme tıklayın)

EHLİ KİTAP
MÜSLÜMAN İSLAM
MÜMİN
ZİKİR
BİAD

EVLİYA
SADIR
VERİD
KABİR EHLİ
DİĞER AYETLER

 

EVLİYA

Rabbimiz! Onlara, kendi içlerinden senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitabı ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir elçi gönder. Her zaman üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin. Sen.
Bakara 129

Nitekim kendi içinizden size âyetlerimizi okuyan, sizi temizleyen, size Kitab'ı ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir Elçil gönderdik.
Bakara 151

Allah yolunda öldürülenlere «ölüler» demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.
Bakara 154

Hikmeti dilediğine verir. Hikmet verilen kimseye çok hayır verilmiştir. Bunu ancak sağduyu sâhipleri düşünüp anlar.
Bakara 269

Mü’minler, mü’minleri bırakıp da kâfirleri “EVLİYA” edinmesin. Kim bunu yaparsa, artık Allah ‘tan rahmet beklemesin. Ancak onlardan korunmanız başka. Allâh sizi kendisinden sakındırır. Dönüş yalnız Allah'adır.
Ali İmran 28

Andolsun ki, Allâh, mü'minlere büyük lutufta bulundu: Zira daha önce açık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken onlara, kendi içlerinden, kendilerine Allâh'ın âyetlerini okuyan, kendilerini yücelten ve kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi.
Ali İmran 164

‘‘Ey inananlar, müminleri bırakıp da kâfirleri ‘‘EVLİYÂ’’ edinmeyin. Allah’a aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz.’’
Nisa 144

Ey inananlar! Allah'tan korkun. O'na yaklaşmaya Vesile arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.
Maide 35

‘‘Ey İman edenler Yahudi ve Hıristiyanların Evliyalarını Evliya edinmeyin. Zira onlar kendilerinin evliyasıdır. İçinizde onların evliyalarını evliya edinenler onlardandır. Allah zalımlar toplumuna yol göstermez.
Maide 51

Rabbinizden size indirilene uyun ve O’dan başka EVLİYA’ya uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
Araf 3

Şüphesiz, biz şeytanları inanmayanların EVLİYASI kıldık.’’
Araf 27

Ey Âdemoğulları, size kendi içinizden elçiler gelip size âyetlerimi anlattıkları zaman korunup uslananlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Araf 35

‘‘Dikkat et! EVLİYAMA korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir de.’’
Yunus 62

Onlar, İman edip de Takvâya ermiş olanlardır.
Yunus 63

Onlar için dünya hayatında da ahirette de “Müjde” vardır. Allah’ın buyruğunda asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.
Yunus 64

‘‘Rabbim, gideceğim yere doğrulukla gitmemi sağla. Çıkacağım yerden de doğrulukla çıkmamı ihsan et. Bana katından yardımcı bir güç ver.’’ (Sultanen Nasira)
İsra 80

Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır, kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek MÜRŞİT bulamazsın.
Kefh 17

Hani biz meleklere: Âdem'e secde edin, demiştik; İblis hariç olmak üzere, onlar hemen secde ettiler. İblis cinlerdendi; O yüzden rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da onu ve onun soyunu mu EVLİYA ediniyorsunuz?Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne fena bir değişmedir!
Kehf 50

‘‘Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbî olun, onların sözlerini önemseyin. Çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.’’
Yasin 21

Bir nâib aracılığı ile Rabbınıza yönelin ve ona tam teslim olun.”
Lokman 15

Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa ve hatta buna yedi deniz daha eklense yine Allah'ın kelimeleri yazmakla tükenmez. Şüphe yok ki Allah mutlak galip ve hikmet sahibidir.
Lokman 27

Peygamber, müminlere kendi canlarından daha üstündür. Eşleri, onların Analarıdır. Akraba olanlar, Allah'ın Kitabına göre, birbirlerine muhacirlerden ve ensardan daha yakındırlar; ancak, EVLİYA’NIZA uygun bir vasiyet yapmanız müstesnadır. Bunlar Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.
Ahzab 6

Rabbin, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir resülü memleketlerin ana merkezine göndermedikçe, o memleketleri helâk edici değildir. Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helâk etmişizdir.
Kasas 59

‘‘Ey cin ve insan toplulukları, göklerin ve yerin bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçin gidin, ama Allah’ın verdiği basıcı aşırıcı gücü elde etmeden geçemezsiniz.
Rahman 33

Fihrist (okumak istediğiniz bölüme tıklayın)

EHLİ KİTAP
MÜSLÜMAN İSLAM
MÜMİN
ZİKİR
BİAD

EVLİYA
SADIR
VERİD
KABİR EHLİ
DİĞER AYETLER


SADIR İLMİ

 

Biz senin SADRINI açmadık mı? Ağırlığından dolayı belini büken yükünü senden alıp atmadık mı? Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi? Şunu iyi bil ki: Muhakkak zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Zorlukla beraber bir kolaylık vardır. İşlerinden boşaldığın vakit, tekrar çalış ve yorul, Rabbine rağbet et.
İnşirah suresi

De ki: Cebrail'e kim düşman ise şunu iyi bilsin ki, Allah'ın izniyle Kur'an'ı senin sadrına bir hidayet rehberi, önce gelen kitapları doğrulayıcı ve müminler için de müjdeci olarak o indirmiştir.
Bakara 97

Böylece Rabbin seni seçecek ve sana düşlerin yorumundan bir parça öğretecek, sana ve Ya'kûb soyuna nimetini tamamlayacaktır nasıl ki daha önce ataların İbrâhim'e ve İshak'a da nimetini tamamlamıştı. Şüphesiz Rabbin, bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir."
Yusuf 6

Bulûğ çağına ulaşınca, ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükâfatlandırırız.
Yusuf 22

Rabbım sadrıma genişlik ver.İşimi bana kolaylaştır.Dilimin bağını çöz ki, sözümü anlasınlar.
Tâhâ 25.26.27.28

Derken, kullarımızdan bir kul buldular ki, ona katımızdan bir rahmet vermiştik ve ona katımızdan bir ilim öğretmiştik.
Kehf 65

Musa ona: Sana öğretilenden, bana da, bir bilgi öğretmen için sana tâbi olayım mı? Dedi.
Kehf 66

Dedi ki: Doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin.
Kehf 67

Kavrayamadığın bir bilgiye nasıl sabredersin?
Kehf 68

Musa: “ İnşaallah, dedi, sen beni sabreder bulacaksın. Senin emrine de karşı gelmem.”
Kehf 69

İnkâr edenler: Kur'an ona topluca indirilmeli değil miydi? Dediler. Biz onu senin sadrına iyice yerleştirmek için böyle yaptık ve onu tane, tane okuduk.
Furkan 32

Onu Rûhu'l-emîn uyarıcılardan olasın diye, apaçık kureyşi lisan ile, senin sadrına indirmiştir.
Şuara 193–194–195

Sen bundan önce ne bir yazı okur, ne de elinle onu yazardın. Öyle olsaydı, bâtıla uyanlar kuşku duyarlardı.
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin sadrında apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi, ancak zalimler bile bile inkâr eder.
Ankebut 48–49

Apaçık Kitaba andolsun ki, Biz onu mübârek bir gecede indirdik. Çünkü biz, uyarıcıyız. Her hikmetli emir, o gecede ayırd edilir; Katımızdan verilen her emir. Çünkü biz elçi göndericiyiz. Senin Rabbinin acıması gereği olarak. Doğrusu O, işitendir, bilendir..
Duhan 2–3–4-5-6

VERİD DAMARI

‘’Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Biz ona verid damarından da yakınız.’’
Kaf 16

VERİD DAMARI : Bütün vücudu ihata eden hücrelerin hepsinde mevcut olan damar.

 

Kullarım, sana benden sorarsa: Ben yakınım. du'â eden, bana du'â ettiği zaman onun du'âsına karşılık veririm. O halde onlar da bana karşılık versinler, bana inansınlar ki, doğru yolu bulmuş olalar.
Bakara 186

KABİR EHLİ

 

‘‘Ey iman edenler!.. Allah’ın kendilerine gazaplandığı topluluğa tabi olmayın ki onlar, kabir hayatına iman etmedikleri gibi öldükten sonra dirileceklerine de inanmazlar, onlar kâfirlerdir.
Mümtehine 13

Fihrist (okumak istediğiniz bölüme tıklayın)

EHLİ KİTAP
MÜSLÜMAN İSLAM
MÜMİN
ZİKİR
BİAD

EVLİYA
SADIR
VERİD
KABİR EHLİ
DİĞER AYETLER

 

DİĞER AYETLER

Hiçbir insana yakışmaz ki, Allâh ona Kitap, hüküm ve peygamberlik versin de, sonra insanlara: "Allâh'ı bırakıp bana kullar olun", desin; fakat: "Öğrettiğiniz Kitap ve okuduğunuz şeyler gereğince Rabba halis kullar olun!" der.
Ali İmran 79

Allah: Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, «Beni ve anamı, Allah'tan başka iki tanrı bilin» diye sen mi dedin, buyurduğu zaman o şöyle dedi, «Hâşâ! Seni tenzih ederim; hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Hem ben söyleseydim sen onu şüphesiz bilirdin. Sen benim içimdekini bilirsin, hâlbuki ben senin Zât’ında olanı bilmem. Gizlilikleri eksiksiz bilen yalnızca sensin.
Maide 116

Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine şahit idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine şahit yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkiyle görensin.
Maide 117

De ki: "Ben kendime, Allâh'ın dilediğinden başka ne bir fayda, ne de bir zarar verme gücüne sâhip değilim. Eğer gaybı bilseydim, elbete çok hayır elde ederdim. Bana kötülük dokunmamıştır. Ben sadece inanan bir kavim için, bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.
Araf 188

De ki: «Ben kendime bile Allah’ın dilediğinden başka ne bir zarar ne de bir menfaat verme gücüne sahip değilim.» Her ümmetin taktir edilmiş bir eceli vardır bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler.
Yunus 49

Eğer seni sebatkâr kılmasaydık, gerçekten, nerdeyse onlara birazcık meyledecektin.
İsra 74

Ama o zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.
İsra 75

Andolsun, biz senden önce de elçiler gönderdik, onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allâh'ın izni olmadan hiçbir elçi, bir mucize getiremezdi. Her sürenin bir yazısı vardır.
Rad 38

İşte sana da böyle emrimizden bir ruh vahyettik. Sen Kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, doğru yola ilettiğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz sen, doğru yola götürüyorsun.
Şura 52

De ki: "Ben türedi bir elçi değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyuyorum ve ben apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim."
Ahkâf 9

O'dur ki ümmiler içinde, kendilerinden olan ve onlara Allâh'ın âyetlerini okuyan, onları yücelten, onlara Kitabı ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi. Oysa onlar, önceden, açık bir sapıklık içinde idiler.
Cuma 2

Âyetlerimize inananlar, sana geldikleri zaman: "Size selâm olsun, de, Rabbiniz, kendi üzerine rahmeti yazmıştır. Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar da sonra ardından tevbe eder, uslanırsa muhakkak ki O, bağışlayandır, esirgeyendir."
Enam 54

Gece ve gündüzün değişmesinde, Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde, sakınan bir kavim için elbette nice ayetler vardır!
Yunus 6

Allâh insanlara hiç zulmetmez, fakat insanlar kendi kendilerine zulmediyorlar.
Yunus 44

Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.
Onların çoğu, ancak ortak koşarak Allah'a iman ederler.
Yusuf 105–106

‘‘Nihayet onlardan birine ölüm gelip çattığında: Rabbim, der. Lütfen, beni geri gönder. Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş yapayım. Hayır! Onun söylediği bu söz laftan ibarettir. Onların gerisinde ise yeniden dirilecek güne kadar bir berzah vardır.’’
Mü’minun 99-100 (tenasüh)

Kesin olarak inananlar için yeryüzünde âyetler vardır. Kendi nefislerinizde de ibretler vardır. Görmüyor musunuz?
Zariyat 20–21

Allâh dilemedikçe onlar öğüt almazlar. Takvâ ve mağfiret ehli O'dur
Müddessir 56

Derken, Allâh'ın izniyle onları bozdular, Dâvûd Câlût'u öldürdü; Allâh ona hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allâh, insanların bir kısmıyle diğerlerini savmasaydı, dünyâ bozulurdu. Fakat Allâh, bütün âlemlere karşı lutuf sâhibidir.
Bakara 251

De ki: O, Allah Ahad’dir. Allah Samed’dir. O, doğurmamış ve doğrulmamıştır. O’nun şeriki naziri yoktur. Olamayacakta !.
İhlâs suresi

Fihrist (okumak istediğiniz bölüme tıklayın)

EHLİ KİTAP
MÜSLÜMAN İSLAM
MÜMİN
ZİKİR
BİAD

EVLİYA
SADIR
VERİD
KABİR EHLİ
DİĞER AYETLER

www.galibivakfi.com